Kuantum İntiharı ve Ölümsüzlük: Bilincin Asla Kapanmadığı O Korkunç İhtimal

// FIG_01: QUANTUM_IMMORTALITY_MIRROR_HALL

Ölümden sonra ne var? Cennet? Cehennem? Yoksa fişi çekilmiş bir televizyon gibi sonsuz bir karanlık mı?

Çoğumuz “hiçlik” fikrine inanırız. Öldüğümüzde bilincimiz kapanır ve hikaye biter. Bu korkutucudur ama aynı zamanda huzurludur. Çünkü acı da biter. Peki ya size, fiziğin en garip teorilerinden birine göre asla ölemeyeceğinizi söylesem?

Hoş geldiniz, Kuantum Ölümsüzlük (Quantum Immortality) teorisine. Bu teoriye göre, başkalarının öldüğünü görebilirsiniz. Cenazelerine gidebilirsiniz. Ama kendi ölümünüzü asla deneyimleyemezsiniz. Ne yaparsanız yapın, tabancayı şakağınıza dayayıp tetiği çekseniz bile, o silah sizin evreninizde asla patlamaz.

Schrödinger’in Kedisi ve Çoklu Evrenler

Bu deliliğin arkasında, Hugh Everett’in 1957’de ortaya attığı Çoklu Evrenler (Many-Worlds) yorumu yatar.

Ünlü Schrödinger’in Kedisi deneyini hatırlayın: Bir kutuda bir kedi var. %50 ihtimalle ölü, %50 ihtimalle canlı. Kuantum fiziğine göre, kutuyu açana kadar kedi hem ölü hem de canlıdır. Everett der ki: Kutuyu açtığınızda evren ikiye bölünür.

  • Evren A: Kutuyu açarsınız, kedi ölüdür. Üzülürsünüz.
  • Evren B: Kutuyu açarsınız, kedi canlıdır. Sevinirsiniz.

Her iki evren de gerçektir ve paralel olarak devam eder.

[Link: Simülasyon Teorisi: Gerçeklik Bir Kod Hatası mı?]

Kuantum İntiharı Deneyi: Rus Ruleti

Şimdi kediyi kutudan çıkaralım ve yerine sizi koyalım. Elinize bir tabanca aldınız, 6 mermilik hazneye 3 mermi koydunuz (%50 şans) ve kafanıza dayayıp tetiği çektiniz.

  • Dışarıdaki Gözlemci İçin: %50 ihtimalle ölürsünüz. Kanı, cesedi görürler ve sizi gömerler.
  • Sizin Açınızdan: Bilinç, tanımı gereği “yokluğu” deneyimleyemez. Eğer “yok” olursanız, bunu algılayamazsınız. Dolayısıyla bilinciniz, sadece hayatta kaldığı evren dalında akmaya devam eder.

Siz tetiği çekersiniz: “Klik.” Patlamadı. Tekrar çekersiniz: “Klik.” Yine patlamadı. Tekrar, tekrar… İstatistiksel olarak imkansız olsa da, sizin deneyimlediğiniz gerçeklikte o silah asla ateş almaz. Mermi sıkışır, barut nemlenir veya deprem olur silah elinizden düşer.

Çünkü öldüğünüz evrenlerde artık “Siz” yoksunuz. Bilinciniz, hayatta kalan versiyona zorunlu geçiş yapar.

// FIG_02: SCHRODINGERS_HUMAN_EXPERIMENT

Ölümsüzlük Bir Hediye Değil, Bir Lanettir

“Harika! Yani asla ölmeyeceğim!” diyorsanız, durun. Bu bir süper kahraman filmi değil, bir korku hikayesi. Kuantum Ölümsüzlük, genç ve sağlıklı kalacağınızı garanti etmez. Sadece bilincinizin kapanmayacağını garanti eder.

Araba kazası geçirdiniz.

  • Evren A: Öldünüz. Aileniz ağlıyor.
  • Evren B: Ölmediniz ama felç kaldınız, büyük acılar içindesiniz.

Bilinciniz mecburen Evren B’ye geçer. Çünkü A’da “yok”sunuz. Yıllar geçer. 100 yaşına gelirsiniz. Organlarınız iflas eder.

  • Evren A: Doğal nedenlerle ölürsünüz.
  • Evren B: Teknoloji gelişir, sizi makinelere bağlarlar, acı içinde ama canlı tutarlar.

Bilinciniz yine B’ye geçer. 150 yıl, 200 yıl… Herkes ölür, dünya yok olur, Güneş söner… Ama siz, istatistiksel bir sapma olarak, belki bir kavanozun içindeki bir beyin olarak, belki uzay boşluğunda donmuş ama bilinci açık bir ucube olarak var olmaya devam edersiniz.

Bu teoriye göre cehennem, ölümden sonrası değil; ölümün olmamasıdır.

// FIG_03: THE_CURSE_OF_NEVER_DYING

Tarihsel “Şanslı”lar: Onlar Kuantum Yolcusu mu?

Tarihte, imkansız suikastlerden kurtulan insanlar vardır.

  • Fidel Castro: 600’den fazla suikast girişiminden sağ kurtuldu.
  • Hitler: Masasının altına konan bomba patladı ama o sadece sıyrıklarla atlattı.

Belki de bu adamlar “şanslı” değildi. Belki de kendi bakış açılarından, onlar da Kuantum İntiharı deneyini yaşıyorlardı. Öldükleri milyonlarca evren var. Ama biz, onların “hayatta kaldığı” nadir evrende yaşıyoruz.

Peki ya siz? Hiç “O kazadan nasıl sağ çıktım?” dediğiniz, ölümün kıyısından döndüğünüz bir an oldu mu? Belki de o an, diğer evrende öldünüz. Ve şu an, hayatta kalan versiyonunuzla bu yazıyı okuyorsunuz.

[Link: Karanlık Orman Teorisi: Neden Uzaya Çığlık Atmamalıyız?]

Sonuç: Tetiği Çekmeyin

Kuantum Ölümsüzlük, fizikçiler arasında hala tartışmalı bir konudur (Max Tegmark bu konuda makaleler yazmıştır). Ancak doğruluk payı %1 bile olsa, risk almaya değmez.

Bu teori bize şunu öğretir: Hayat, dışarıdan bakıldığında kırılgan, içeriden bakıldığında ise sonsuzdur. Bu yüzden yaşamınıza değer verin. Çünkü elinizdeki tek şey o. Ve görünüşe göre, ondan kurtulmanın bir yolu yok.

❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Yani ben gerçekten ölümsüz müyüm? Özneler (sizin bakış açınızdan) olarak evet, bu teoriye göre ölümsüzsünüz. Ancak nesnel (başkanlarının bakış açısı) olarak ölümlüsünüz. Sizin cenazeniz kaldırılacak, insanlar arkanızdan ağlayacak. Sadece “siz” orada olmayacaksınız, yaşamaya devam eden bir paralel evrende uyanacaksınız.

2. Yaşlanma ne olacak? Teorinin en büyük açığı budur. Biyolojik bozunma kaçınılmazdır. Kuantum Ölümsüzlük, bedeninizi korumaz, sadece bilincinizin “sıfıra” inme ihtimalini ortadan kaldırır. Bu da durumu daha korkunç yapar.

3. Bu teori kanıtlanabilir mi? Hayır. Çünkü deneyi yapan kişi (intihar eden), sonucu sadece kendine kanıtlayabilir. Eğer ölürse kanıtlayamaz, hayatta kalırsa da dışarıdaki gözlemciler buna sadece “şans” der. Bu, “Birinci Şahıs Bilimi”dir.

Dış Link Önerisi: The Divided Self – Max Tegmark

// VERİ_AKTARIMI_BAŞLAT

Ulaş Yıldıran

Burası benim dijital yansımam. Gördüğün her piksel, her animasyon ve her satır kod, 98’den beri biriktirdiğim tecrübenin ve hayal gücümün bir çıktısı.Ben Ulaş. Gerçekliğe hoş geldin.

// ALGORİTMA_ÖNERİLERİ

Singularity Ufku: Kod Bilince Dönüştüğünde İnsanlığa Ne Olacak?
Karanlık Orman Teorisi (Dark Forest): Neden Uzaya Çığlık Atmamalıyız?
Kuantum Kıyameti (Q-Day): Dünyadaki Tüm Sırların Açığa Çıkacağı O Gün

// YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

> INITIALIZING_SEARCH_PROTOCOL…
> SCANNING_DATABASE…
> TARGET_LOCKED.
> REDIRECTING…